(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. ile davalılardan Celal'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukat ile asilin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 31.12.1996 vadeli 73.500 DM bedelli bono ile müvekkiline borçlu olan davalılar aleyhine, Samsun 2. İcra Müdürlüğünün 1997/284 sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinin, borçluların itirazları üzerine Samsun İcra Tetkik Mercii Hakimliği'nce bononun 3.1.1996 günlü protokol ile şarta bağlı olduğu, şartın oluşup oluşmadığının da takip hukuku yönünden Tetkik Merciince incelenemeyeceği gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmesi nedeniyle borçlular aleyhine aynı icra müdürlüğünün 1997/1099 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını davalıların bu takibe de itiraz ettiklerini belirterek itirazların iptaline, takibin devamına %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, takip konusu alacağın taraflar arasında akdedilen protokol şartlarının yerine getirilmesiyle muacceliyet kazanacağını oysa davacının protokol ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, diğer bir deyişle koşulun gerçekleşmediğini ve bu yüzden B.K.nun 149.maddesi gözetildiğinde akdin hüküm ifade etmeyeceğinin kabulü gerektiğini bildirerek davanın reddine % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 3.1.1996 tarihli protokolün B.K.nun 65.maddesine göre ahlaka ve yasaya aykırılığı nedeniyle bu protokolün devamı olarak düzenlenen senetlerin de yasal olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine takip konusu asıl alacağın %40 oranında 2.230.783.800 TL. inkar tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalandığı tartışmasız olan 3.1.1996 tarihli protokol, davacının da hissedarı olduğu taşınmazın davalılara satışına ve bedelinin ödenmesinin koşullarının belirlenmesine yöneliktir. Nitekim dosya içerisinde bulunan Çarşamba Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1995/97-395 sayılı ortaklığın giderilmesi davası sonunda verilen 18.7.1995 tarihli kararında satıma konu taşınmazların tapuda kayıtlı taşınmazlar olduğu ve Çarşamba İcra Müdürlüğünün 1995/13 sayılı dosyası ile söz konusu taşınmazların mülkiyetlerinin davalılara intikal ettiği anlaşılmaktadır. O halde somut olayda, anılan protokolün ahlaka ve adaba aykırı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 97.500.000.TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy