(6102 S. K. m. 599, 690)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek ile davalılardan Y...bank A.Ş.vek gelmiş, diğer davalılardan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı E... A.Ş.nin müvekkili kooperatifin inşaatlarını yaptığını, yaptığı işlerin karşılığının hakediş raporlarına göre ödendiğini, müvekkilinin bu şirkete borcu bulunmadığını, davalı şirketin mali durumunun bozulması üzerine hatır senedi istediğini, hatır senetlerini davalı bankalara ciro ettiğini, davalı bankaların bonoların tanzim tarihinde gerçek bir alacak borç-ilişkisi bulunmadığını bildiğini, genel kurul tarafından harcama izni verilmeden düzenlenen bonoların geçersiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin bonolardan dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı T...bank A.Ş.vekili cevabında, dava konusu 20.2.1998 vadeli 6.000.000.000.TL bedelli senedinin E... A.Ş.ne kullandırılan kredinin teminatı olarak alındığını, E... A.Şnin bankaya 50.354.821.751. TL borcu bulunduğunu, hatır senedi iddiasının iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Y...bank A.Ş. vekili dava konusu 15.2.1998 vadeli 4.000.000.000.TL bedelli senedin dava dışı E... İnş.Malz.A.Ş.nin cirosu ile müvekkili bankaya geçtiğini, hatır bonosu olduğunu müvekkili bankanın bilebilecek durumda olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre hatır senedi definin şahsi defi olması nedeniyle ancak senedi borçlu zararına hareket ederek devralan hamile karşı ileri sürülebileceği davalı bankaların senetleri devralırken kötüniyetli olduklarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tesbitine davalı bankalara yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle TTK.nun 690. maddesinin atfı uyarınca bonolarda da uygulama yeri bulunan aynı kanunun 599.maddesine göre bonodan dolayı kendisine müracaat edilen keşidecinin lehdar ile arasında doğrudan doğruya mevcut olan ilişkiye dayanan defileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremeyecek olmasına, hamil olan davalı bankaların bonoları iktisap ederken bile bile davacı borçlunun zararına hareket ettiğinin kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı Y...bank lehine takdir edilen 65.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile Y...bank A.Ş.ne ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 01.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)