(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Uğur vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı Uğur arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde diğer davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ve tahsili için girişilen takibe itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamışlardır.
Mahkemece dosya içeriği ve bilirkişi raporuna göre davalı Uğur'un davacı bankaya 2.872.651.533.-TL. borçlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüyle davalı Uğur tarafından takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı Uğur vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmadan düzenlendiğinden alacağın oluşumu yönünden yeterli açıklamayı içermemektedir. Öte yandan banka tarafından davalıya gönderilen 15.6.1998 tarihli ihtarnamede borç miktarı 2.872.651.533.-TL. olarak belirtildiği halde daha sonra gönderilen 31.12.1998 tarihli ihtarnamede 1.257.114.041.-TL. olarak daha düşük bir borç gösterilmesinin nedeni ve varsa yapılan ödemeler açıklanmamıştır. Eksik incelemeye dayalı ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece banka kayıtları üzerinde bankacılık konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi heyeti aracılığıyla yeniden inceleme yapılarak asıl borç, uygulanan faiz ve ödemeler açıklanmak suretiyle takip tarihi itibariyle oluşan alacağın belirlenmesi yönünden Yargıtay denetimine elverişli biçimde yeniden rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca, 2548 sayılı Yasanın 1/2. maddesi gereğince cezaevi yapı harcının borçluya yükletilemeyeceği gözetilmeden söz konusu harçtan borçlunun sorumlu tutulması da kabul şekli itibariyle doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 2.5.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy