(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı A.Ş'ye olan borçları nedeniyle 1997 yılı öncesi dönem için borçların tasfiyesinin anapara 1.006.163.000-TL üzerinden ödenmesi için anlaşma yaptıklarını ve 500.656.700-TL peşin ödediklerini, bakiyenin dört eşit taksitte gecikme zammı ile birlikte ödenmek koşulu ile dört adet senet verdiklerini, taksit ödemesi ve peşin ödeme dahil 1.307.558.942-TL ödeme yapıldığını, 26.10.1998 tarih 120032 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile enerji borcunun anapara %10 gecikme zammı ile 20.12.1998 tarihine kadar ödenmesi halinde borcun sona ereceğine ilişkin kararı alındığını buna göre asıl borç 1006.163.000-TL ve %10 gecikme zammı ile borcu ödemiş olduklarını bu karara göre 229.746.578-TL alacaklı duruma geçtiklerini iddia ederek fazladan ödenen 229.746.578-TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının 3.9.1998 tarihli dilekçe ile 1.772.650.700-TL tutarındaki borçlarını taksitlendirdiğini 26.10.1998 tarihli Bakanlar Kurulu Kararından sonra TEDAŞ yönetim kurulunun 15.12.1998 tarihli kararı ile fazla ödenen meblağın abonelere iade edilmemesi kararı alındığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının davacı abone de fazladan tahsilat yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bakanlar Kurulu'nun 26.10.1998 tarih ve 1998/12032 sayılı resmi gazetede yayınlanan, 20.12.1998 tarihine kadar anapara ve tahakkuk etmiş gecikme cezasının % 10'nun ödenmesi halinde borcun ödenmiş sayılmasına ilişkin kararı, elektrik abonelerinin mevcut borçlarının tasfiyesine yönelik olup, daha önce yapılmış ödemelerin istirdadı hakkı doğurmadığı ve nitekim anılan kararın 3. maddesine göre kararın yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği düşünülmeden, mahkemece davacı ile davalı arasında düzenlenen borcun tasfiyesine ilişkin protokol gereğince, Bakanlar Kurulu Kararından önce davacı tarafından yapılan ödemelerin istirdadına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy