(6762 S. K. m. 119)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı Orbay Sabri Tuna hakkındaki davanın atiye terk edilmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı banka vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan banka vek. Av. Hasan Güzelöz gelmiş, diğer taraflardan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı Orbay Sabri Tuna'nın Yön Yatırım Danışmanlık Ltd. Şti. adında bir büro açarak davalı Garanti Yatırım A.Ş'nin acentası olduğunu beyanla hisse senedi alım-satım işlemi yaptığını, davalı aracı kuruluşun elemanları Ayşe Teker ve Gürcan Savun'la sürekli irtibat halinde olduğunu, daha sonra Orbay Sabri Tuna'nın hisse senetlerini alıp kaçtığını, davalı aracı kuruluşun hesap ilişkisi içerisinde olduğu Orbay Sabri Tuna'nın işlemlerini bildiğini, bu nedenle Aracılık Faaliyetleri ile ilgili tebliğin 26. maddesi uyarınca verilen zarardan davalı aracı kuruluşun da sorumlu bulunduğunu ileri sürerek hisse senetlerinin aynen istirdadına, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Garanti Yatırım ve Ticaret Bankası A.Ş. vekili cevabında, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, Yön Menkul Kıymetler adındaki firmanın tescilli bir firma olmadığını, vergi kaydı bile bulunmayan bu firmaya para veren davacının olayda kusurlu davrandığını, Yön Menkul Kıymetler firmasının müvekkili şirketin acentası olmadığını, acentalıkla ilgili şartların gerçekleşmediğini, müvekkili şirket çalışanı Ayşe Teker hakkında iştirak bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, davacının müvekkili banka nezdinde açılmış bir müşteri hesabı bulunmadığını, müvekkili bankaya alım-satım emirleri vermediğini, Yön Menkul Kıymetler firmasında müvekkili bankanın acentası olduğunu gösteren bir yazı ve kayıt bulunmadığını, müvekkili aracı kuruluşa kusur yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalı bankanın Orbay Sabri Tuna'nın izinsiz aracılık faaliyetinden haberdar olduğu, onun faaliyetine göz yuman davalının Seri V No: 19 Sayılı Tebliğin 26.maddesi uyarınca davacının zararından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle saptanan alacağın reeskont faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline Orbay Sabri Tuna hakkındaki dava atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Aracılık faaliyetleri ve aracı kuruluşlara ilişkin esasları düzenleyen Seri: V 19 Nolu Tebliğin 26.maddesinde aracı kurumların, icra ettikleri sermaye piyasası faaliyetleri ile ilgili olarak hesap ilişkisi içine girdikleri kişi ve kurumlar hakkında gerekli araştırmaları yapmak, bu kişi ve kurumların birden fazla kişi adına veya temsilci sıfatıyla işlemde bulunduklarının öğrenilmesi halinde, bu işlemlere bağlı olarak komisyon tahsil edip etmediklerini, irtibat bürosu, acenta şube veya aracı kurumlar için öngörülmüş bulunan mekan, teknik donanım, personel ve benzeri organizasyonu sağlayıp sağlamadıklarını, alındı ve ödendi belgesi, menkul kıymet giriş ve çıkış fişi, müşteri emri formu ve benzeri mahiyette belgeler düzenleyip düzenlemediklerini tespit etmek zorunda olduğunu, sayılan hallerin varlığı halinde, aracı kurumun bu kişi veya kurumla hesap ilişkisini sona erdirerek Sermaye Piyasası Kurulu'na bildirimde bulunması ya da bu kişi veya kurumla acentalık sözleşmesi düzenleyerek SPK'na başvurmasının zorunlu bulunduğunu, hesap ilişkisinin sona erdirilmemesi veya acentalık için SPK'na başvurulmaması halinde, söz konusu kişi veya kurumun aracı kurumun acentası addolunarak bu işlemlerden doğan hür türlü hukuki ve cezai sorumluluğun aracı kuruma ait olduğu hükme bağlanmıştır.
Orbay Sabri Tuna Yön Menkul Kıymetler adı altında davalı bankanın acentası gibi işlem yaptığı toplanan delillerle sabittir. Davalı banka davacının acenta gibi hareket ettiğini bilmediğini savunmuştur. Oysa davalı bankanın yatırım uzmanı Ayşe Teker'in acentanın açılışına katılıp bilgi verdiği, daha sonra da Yön Menkul Kıymetlere geldiği, hisse senetlerinin alınıp satılmasında doğrudan bağlantı kurmaları ve Orbay Sabri Tuna'nın davalı şirket nezdindeki işlem hacmi gözetildiğinde Orbay Sabri Tuna'nın davalı bankanın acentası gibi hareket ettiği ve bankanın da bu durumu bildiği anlaşılmaktadır. Sermaye Piyasası Kurulu'nun düzenlediği denetleme raporu ve tanık beyanları da Orbay Sabri Tuna'nın Seri V 19 Nolu Tebliğin 26.maddesinde belirtilen acenta gibi hareket ettiğini doğrulamaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilerek Orbay Sabri Tuna'nın gerekli özeni göstermeyen davalı bankanın acentası kabul edilerek bu işlemlerden dolayı sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy