(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 23)
Dava: Davacı B..San. ve Tic. A.Ş. vek Av. Behçet ile davalı C.. Tereyağı ve Süt Ürünleri Ltd. Şti. vek Av. Mehmet arasında görülen dava hakkında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 4.2.2000 gün ve 1379-62 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 27.6.2000 gün ve 2576-5115 sayılı ilamına karşı davacı vekilince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, vade farkı faturasının ödenmemesi nedeniyle girişilen icra takibine vaki davalının itirazının iptaline ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafından davalıya gönderilen faturalarda, ödeme tarihleri de belirtilmek suretiyle vadesinde ödenmeyen miktara aylık %12 vade farkı uygulanacağının yazılı olduğundan itirazın kısmen iptaline, takibin 367.800.662.TL üzerinden devamına bu miktara takip tarihinden itibaren aylık %12 temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen faturalarda, satım bedelinin geç ödenmesi durumunda, aylık %12 vade farkı alınacağı kararlaştırılmıştır. TTK.nun 23. maddesi hükmüne göre faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde içeriği hakkında herhangi bir itirazda bulunmamış ise içeriğini kabul etmiş sayılır.
Davalının, gönderilen mal faturalarına itiraz etmeyerek faturalarda belirtilen aylık %12 vade farkı uygulanacağını kabul etmiş sayıldığından davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davalının, fatura bedellerini, faturalarda belirtilen vadelerde ödemediği, ödemenin 6.3.1997 tarihli tediye makbuzu ile davacıya verilen ileri tarihli çeklerle yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacının vade farkı alacağını hesaplayıp ayrıca 6.3.1997 tarihli 181.710.897.TL.lık vade farkı faturası düzenleyerek göndermesi vade farkı alacağının varlığı yönünden değil vade farkı alacağının muacceliyet kazanıp kazanmadığı yönünden önem taşır.
Uzman bilirkişi raporu ile davacının 6.3.1997 tarihinde 154.278.818.TL vade farkı alacağı olduğu tespit edilmiş olup, davalı icra takibi ile temerrüde düşürüldüğünden ve vade farkı alacağı temerrütle birlikte sona erdiğinden bu tarihten itibaren vade farkı alacağına, ancak reeskont faizi oranında temerrüt faizi uygulanacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, takip tarihinden itibaren de aylık %12 temerrüt faizi uygulanacak şekilde hüküm kurulması isabetli olmayıp hükmün bu gerekçe ile bozulması gerekirken ilamda yazılı gerekçe ile bozulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.6.2000 günlü ve 2000/2576 Esas, 2000/5115 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, 16.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy