(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı T.E... Bankası A.Ş vek.. ile davalılar 1- N... Dış Tic. A.Ş. 2- Suat . 3- Sadiye . vek. arasında görülen dava hakkında Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 27.10.1999 gün ve 672-621 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 26.6.2000 gün ve 3305-5044 sayılı ilamına karşı davalılar vekilince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı banka vekili, davalılardan N... Dış Ticaret A.Ş.ne, diğer davalıların müteselsil kefil olarak imzalamış oldukları genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı bankanın ipotekle temin edilen miktarı aşan alacağı yönünden, borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine ilamsız icra takibi yapmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Davalılardan Sadiye taşınmazını davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davalı banka lehine ipotek etmiş bulunduğundan davacı banka tarafından Ankara Gayri Menkul Satış İcra Müdürlüğünün 1998/270 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmıştır. Bu davalının 19.4.1996 tarihli 12.000.000.000.-TL.lik kredi sözleşmesinde imzası Müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefil hanesinde değil Müşteri hanesinde olup bu husus tartışmasızdır. Bu durumda anılan davalının sorumluluğunun, ipotek veren üçüncü kişi olarak tesis edilen ipotekle sınırlı bulunduğu bu nedenle ayrıca müteselsil kefil olarak sorumluluğu bulunmadığı gözetilerek aleyhinde açılan davanın reddedilmiş olması isabetlidir. Ancak, davacı bankanın takibinde kötü niyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden, davalı Sadiye yararına tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirken ilamda yazılı gerekçe ile bozulduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü gerekmekte ise de, söz konusu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMKnun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle Dairemizin 26.6.2000 gün ve 2000/3305 Esas, 2000/5044 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hüküm fıkrasının 2 nci bendinin karardan çıkartılmasına ve hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy