(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar ve Sonuç: Taraflar arasında imzalanan garanti sözleşmesinde garanti edilen riskin 100.000.000.-TL olarak belirlenmiş olmasına ve kredi limitinin artışlarının garanti edene bildirildiğinin davacı tarafından kanıtlanamamış bulunmasına ve mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına 26.03.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen kredi kartı sözleşmesinin aynı zamanda davalı yönünden de garanti sözleşmesi niteliğinde olduğunda ve garanti sözleşmesinin tanımında çoğunluk görüşüne aynen katılıyorum.
Ancak, sayın çoğunluğun ...garanti sözleşmesinin yapıldığı tarihteki kredi koşulları dikkate alınmak suretiyle garanti veren davalıların sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği... yolundaki gerekçesine katılmıyorum. Şöyle ki;
Taraflar arasındaki sözleşmede garanti edilen belirli risk kredi kartı ile yapılacak harcamalar ve çekilecek nakdi avanslardır. Garanti sözleşmelerinde garanti edilen risk sınırının önceden belirlenmesi de zorunlu şart değildir. Sözleşmede yer alan doğmuş ve doğacak borç sözcükleri kredi kartı ile yapılacak borcu kastetmektedir. Kaldı ki sözleşmede limit aşımı halinde garanti verenin sorumlu olacağını hükme bağlamıştır. Garanti sözleşmelerinde riskin önceden sınırının parasal olarak belirlenmesinin gerekli olduğunu kabul etmek sözleşmenin kefalet olduğu sonucunu doğurur. Bu halde taraflar arasındaki kredi kartı sözleşmesinin bir garanti sözleşmesi olmayıp kefalet olduğunun kabulü gerekir. Oysa sözleşmenin garanti niteliğinde olduğunda ittifak vardır.
O halde, az yukarıda açıklanan nedenlerle kredi kartı kullanımından doğan tüm borçtan asıl borçlu ile garanti verenin sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğinden davalı Bankanın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması düşüncesindeyim. 26.01.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy