(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 711)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince ve süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkilinin boş olarak çaldırdığı veya kaybettiği, bu durumu muhatap bankaya bildirerek TTK.nun 711/C maddesi gereğince çek arkasına şerh olarak yazılmasını istediği çeke istinaden ve muhatap bankaca çek arkasına şerh yazılmasına rağmen kötü niyetle takip yaptığını, müvekkilinin de ihtirazi kayıtla haciz tehdidi altında borcu ödemek zorunda kaldığını çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine ödenen dosya borcunun iadesine, takibin iptaline %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, dava konusu çekin kanuni takip borçlusu ... Nak. İnş. Taah. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.nin cirosu ile müvekkili bankaya verildiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine ihtiyati haciz kararı alınarak takip yapıldığını, davacının ihtiyati haciz kararına karşı açtığı itiraz davasının vazgeçmesi nedeniyle hükümsüz kaldığını, bu aşamadan sonra davacının açtığı bu davadaki itirazının hukuki mesnetten yoksun olduğunu TTK.nun 711/C maddesi uyarınca muhatap bankaya yapılan beyanların tek yanlı olup mahkeme kararı ile teyid edilmedikçe hüküm ifade etmeyeceğini bildirerek davanın reddine %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile takip konusu çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, 5.5.1998 tarihli 320.000.000.TL.lık çek nedeniyle davacının borçlu bulunmadığının tespitine icra dosyasına ödenen 327.000.000.TL.nın davacıya geri verilmesine, koşulları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı banka vekili, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını da ileri sürmüş ise de davacı vekilinin temyiz dilekçesi 28.11.2000 tarihinde tebliğ edilmiş olup mukabil temyiz dilekçesi HUMK:nun 433/II maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 13.12.2000 tarihinde verilmiş olmakla davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu çeki ciro yoluyla elde eden hamil davalı bankanın takibinde kötü niyetli olduğunun kabul edilmeyerek İİK.nun 72/5 maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, gözetilerek davacı yararına tazminata hükmolunmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nci bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 nci bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, davacının fazla ödediği ve davalının peşin harçlarının istek halinde iadesine, 15.01.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy