(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Halil
ın müvekkili şirketi temsile yetkili olmadığı halde, çek koçanlarını ele geçirerek şirket kaşesini kullanıp dört adet çek keşide ettiğini ve davalıya verdiğini müvekkili aleyhine takibe geçildiğini iddia ederek 6.410.500.000.TL meblağlı dört adet çekten dolayı borçlu olmadıklarının tesbitiyle %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Halil
.. ın davacı şirketin %50 hisseli ortağı olduğunu, şirket yönetim kurulunda memur olması nedeniyle görev almamasına rağmen şirketin tüm finans ve muhasebe işlerini yürüttüğünü, davacının bazı bankalardan almış olduğu çeklerin bu kişi tarafından keşide edilip itiraz olmadan bankalara ödendiğini, ayrıca davacının kullandığı krediye de kefil olduğunu belirterek davanın reddiyle %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacı çekler, arkasındaki keşideci imzalarının şirketlerini bağlamayacağını, Halil
ın şirketi temsile yetkili bulunmadığını iddia etmiş ise de, davacı şirketin başka banka şubelerine ait çeklerdeki şirket kaşesi üzerindeki Halil imzalı çeklerin kabul edilip ödendiği ve bu çeklerin tarihlerinde de Hail
ın şirketi temsil yetkisi bulunmadığı, dolayısıyla Halil ile şirketin hukuken olmasa da fiilen organik bağlantısının kabul edildiği anlaşıldığından, davacı iddiasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gibi, ticaret ahlakına da uygun düşmediği, dava konusu çeklerin davacının bilgisi doğrultusunda düzenlenmiş olduğu gerekçeleriyle davanın reddine, %40 oranındaki 2.570.600.000. TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline dair verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy