(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya açık fatura ile veresiye mal satıldığını, kısmi ödemelerden sonra bakiye 487.301.667.-TL'nın ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıdan satın alınan mallardan bir kısmının iade edildiğini, bakiye borcun da nakit para ve çek verilerek kapatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının 458.133.182.-TL alacaklı olduğunu kabul ettiği ve miktardan davalı tarafından iade edilen mal bedeli ile nakit ödemelerin mahsubu sonunda bakiye 8.102.294 TL alacağının kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Alacağın saptanması yönünden alınan 1.3.2000 tarihli bilirkişi raporunda davalının iade ettiği mal bedeli ve nakit ödemeleri düşüldükten sonra davacının 472.323.842.-TL alacaklı olduğu belirlenmiş ise de, yargılamanın devamı sırasında, davacı tarafından davalıya yazılan 29.1.2000 tarihli yazı ile alacağın 31.12.1999 tarihi itibarıyla 458.133.182.-TL olduğu borçluya bildirilmiştir.
Davalı vekili 12.4.2000 tarihli oturumda davacı alacağının 31.12.1999 tarihi itibarıyla 458.133.182.-TL olduğunu, alacağa bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ve Tüketici Mahkemesi tarafından verilen cezalara ilişkin ödemelerin de bu alacaktan mahsubu gerektiğini beyan etmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalının davadaki kabulü dikkate alınarak 458.133.182.-TL dan davacının gönderdiği malzemenin garanti belgesi olmaması nedeniyle Tüketici Mahkemesi tarafından verilen ve davalı tarafça ödenen idari para cezalarının indirilmesi ve bakiye alacak üzerinden 31.12.1999 tarihinde işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesi gerekirken, kabul aşılarak iade edilen mal bedeli ve nakit ödemelerin alacaktan ikinci kez mahsubu ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Öte yandan davalının davaya verdiği cevap dilekçesinde 16.550.779.-TL borçlu olduğunu kabul ettiğinin de gözden kaçırılması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy