(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 726) (818 S. K. m. 73)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalı şirketin borcuna karşılık verdiği çekin müvekkili şirket tarafından dava dışı Sosyete Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.ne alınan un bedellerine karşılık ciro edildiğini, çek kanuni süre içerisinde ödenmediğinden arkasına karşılıksız şerhi düştürülerek çek hamili şirketin müvekkili şirket hakkında icra takibi yaptığını ve cebri icra tehdidi altında borcun ödendiğini, alacağın tahsili için davalı şirket hakkında icra takibine girişildiğini ancak haksız itiraz ile takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı yan savunma yapmamıştır.
Mahkemece davanın kabulü ile icra dosyasına vaki davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve alacak bedeli üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibine konu 28.1.1999 keşide günlü çekin, süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği ve karşılığı bulunmadığı şerhi konulduktan sonra, hamil dava dışı Sosyete Un ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, cirantası davacı Bissa Bisküvi A.Ş aleyhine 17.5.1999 gününde icra takibine geçilerek çek bedelinin adı geçenden tahsil edildiği anlaşılmaktadır. İcra memurunun her işlemi ile zaman aşımı kesileceği, davacı 30.7.1999 gününde hamil tarafından ibra edilmiş olduğu ve bu tarihten itibaren yasada ön görülen altı aylık sürede (TTK. 726/2) davacı tarafından keşideci aleyhine icra takibine girişilmiş bulunduğu gözetildiğinde, davalının borcu bulunmadığı yolundaki savunmasını yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir.
Bu sebeplerle BK.nun 73. maddesi çerçevesinde icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın reddinde usule aykırı bir yön bulunmadığı gibi, söz konusu kararın kendisine tebliği üzerine yargılamaya katılıp delil sunmamış olan davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması da sonucu itibariyle isabetlidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle yerel mahkeme hükmünün HUMK. nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına 08.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy