(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 85) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. S. A. ile davalı vek. Av. N. B.'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili şirketten muhtelif parçalar satın aldığını ve 6.4.1999 tarihi itibariyle 11.361.430.976.-TL borçlu bulunduğunu, ihtara rağmen borcun ödenmediğini yapılan icra takibine de itiraz edildiğini beyanla itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacıya borçları olmadığını aksine alacaklı olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 19.9.2000 tarihli bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli olduğu, bu nedenle itirazın iptaline bu miktara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına, takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, alacağının saptanması yönünden alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu yeterli olmayıp, Yargıtay denetimine olanak verecek açıklıkta da değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraf defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı ve defterlerin kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ticari defterlerin sahibi lehine kanıt olma gücü ve değeri taşımadığının kabulü gerekir. Ayrıca ticari defterlerin lehe delil olabilmesi için kayıtların dayandığı belgelerin, defter kayıtlarını doğrulaması gerekir.
Mahkemece, yapılacak iş davalının bilirkişi raporlarına itirazları da, gözetilerek iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan tarafların ticari defterleri ve dayanakları belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak taraflar arasında cari hesap anlaşması olup olmadığı da saptanarak oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy