(1136 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 3.5.2001 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait araçta meydana gelen 1.250.000.000.TL hasar bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusuru kabul etmediklerini, istenilen tazminatın fahiş olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği vekaletname fotokopisine baro pulu yapıştırmamış olduğu bu eksikliğin yasada öngörülen ve verilen on günlük süre içerisinde de giderilmediği gerekçeleri ile davacıya ait vekaletnamenin işleme konulmamasına ve bunun sonucu olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 4667/16 sayılı yasa ile değişik 27 nci maddesinin 3.fıkrası "...Avukatlarca vekaletname sunulan merciiler, pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekaletname ve örneklerini kabul edemez. Gerektiğinde ilgiliye on günlük süre verilerek bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekaletname işleme konulamaz..." hükmünü içermektedir.
Somut olayda davacı vekilinin vekaletname örneğinde baro pulunun bulunmadığı ve bu eksikliğin verilen on günlük sürede giderilmemiş olduğu ihtilafsızdır. Ancak, anılan yasa hükmünde "... pul tamamlanmadıkça vekaletnamenin işleme konulmayacağı..." nın belirtildiği gözetildiğinde davanın açılmamış sayılmasına değil dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir. Açıklanan bu yön gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.4.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY YAZISI
1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 4667/16 Sayılı yasa ile değişik 27/3.maddesinde; "Avukatlarca vekaletname sunulan merciiler, pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekaletname ve örneklerini kabul edemez. Gerektiğinde ilgiliye 10 günlük süre verilerek bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekaletname işleme konulamaz." hükmü yer almaktadır.
HUMK.nun 67.maddesinde ise, "vekaletnamenin aslını veya örneğini vermeyen vekil dava açamaz ve yargılama ile ilgili hiçbir görev yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar umulan hallerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekaletnamesini getirmek şartıyla vekilin dava açmasına veya usul işlemleri yapmasına izin verebilir.Bu süre içinde vekaletname verilmez veya aynı süre içinde asil, yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçe ile mahkemeye bildirmezse dava açılmamış sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, vekaletnamesinde baro pulu bulunmayan davacı vekiline anılan yasa hükmü uyarınca 10 günlük kesin süre verilmiş, ancak bu süre içerisinde pul noksanlığı tamamlanmadığı gibi HUMK.nun 67.maddesi uyarınca davacı asıl tarafından mahkemeye bir dilekçe verilmediği de anlaşılmaktadır. Davalı vekili, 20.11.2001 tarihli oturumda, süre dolduktan sonra pul yapıştırılmasına muvafakat etmediğini bildirmiştir. Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmaması nedeniyle hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki düşüncesine katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy