(6762 S. K. m. 613)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı ile dava dışı M. Gümüş arasında düzenlenen bonoyu şahit sıfatı ile imzaladıkları halde, davalının kendi aleyhlerine icra takibi yaptığını iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının bonoyu şahit sıfatıyla imzaladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TTK. nun 613/3. maddesi uyarınca muhatap veya keşidecinin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne konan her imza aval beyanı sayılır. Senetteki kefil şahit ibaresindeki kefil kelimesinin sonradan yazılmış olduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı takdirde bu ibare avali ifade eder ve aval veren lehine aval verilen gibi sorumlu olur. O halde, mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy