(818 S. K. m. 490)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının kefaleti ile dava dışı M. Ş.'e kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında kefaletinin geçersiz olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kefilin sorumluluğu, kredi sözleşmesinde belirlenen kefalet limiti veya sözleşme limitindeki miktar ile temerrüdünün hukuki sonuçlarından ibarettir. 20/1/1995 tarihli kredi sözleşmesinde kefalet limiti yazılı olmadığı gibi sözleşme ile borçluya kullandırılan kredi miktarı da yazılı değildir. Bu durumda kefil, icradaki kabul beyanı dışındaki borçtan sorumlu tutulamaz.
Öte yandan davalının temerrüde düşüp düşmediği araştırılmadan, takip öncesi dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi ve icradaki kabul beyanı dikkate alınmadan, tüm takip tutarı üzerinden inkar tazminatı, yargılama masrafı ve ücreti vekalete de karar verilmesi kabul şekli ile de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına (BOZULMASINA), 17.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy