(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan 1988 yılında 20.000.000.TL borç para aldığını, karşılığında tanzim ve vade tarihi yazılı olmayan 20.000 DM değerinde teminat bonosu verdiğini, 1990-1995 yılları arasında davalının gayrimenkulünde kiracı olarak işyeri çalıştırdığını, kira bedeli vermediğini ve bu döneme ilişkin kira alacağının borcuna sayıldığını, borcun bu şekilde ödenmiş olmasına rağmen sonradan senedin tanzim ve vade tarihlerinin doldurularak icra takibine konulduğunu iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında 1988 yılında davacıya borç para verdiğini, 1997 yılında hesaplaştıklarını ve karşılığında dava konusu bonoyu aldıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının davacıya verdiği borcun karşılığında gayrimenkulde kira vermeden oturduğu bu döneme ait kira bedelinin alacaklıdan mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı asil ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu bononun tanzim tarihi 4.3.1997 olup bu tarihin sonradan doldurulduğu usulüne uygun delillerle kanıtlanamamıştır. Bu durumda tanzim tarihinden önceki taraflar arasındaki tüm ilişkinin gözden geçirilerek tasfiye edildiği ve son duruma göre bononun düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davalının gayrimenkulde kiracı olarak bulunduğu döneme ilişkin kira bedellerinin mahsubunda esas alınacak tutarın her yılın rayiç kirası dikkate alınarak bulunacak toplam olması gerekirken, 1995 yılı rayiç kira bedeline göre hesaplama yapılması da kabul şekli itibariyle doğru değildir.
2- Davacının temyizine gelince;
Davacı delil listesinde yemin deliline dayanmış olup davalıya dava konusu bononun 1988 yılında tanzim ve vade tarihi boş olarak teslim edildiği yolunda yemin teklifine hakkı bulunduğunun hatırlatılması gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı yararına hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 17.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy