(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 28)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av.Cumhur Hanhan ile davalı vekili Av. Şeref Dede'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili, davalının 1997/6855 sayılı takip dosyasından müvekkilleri aleyhine takibe geçtiğini, müvekkillerinin davalıya borcu bulunmadığını, 12 yıldır parkinson hastası olan senet borçlusu murisin borca girmesini gerektirecek bir durum bulunmadığını, temyiz kudretinin bulunmamasından faydalanan davalının hile ile bir takım belgeler imzalatıp bunları senet haline getirdiğinin grafolog raporu ile sabit olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin takip konusu senetlerden dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, keşidecinin temiz kudretini haiz bulunmadığı yolundaki iddianın gerçek dışı olduğunu, iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiğini ve tanık dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia savunma ve toplanan delillere göre davacıların ehliyetsizlik, hile ve açığa imzaya ilişkin iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Takip ve dava konusu 4.500.000.000.-TL bedelli senedin tanzim tarihi 4.9.1995, vadesi 3.11.1995, 2.000.000.000.-TL bedelli senedin tanzim tarihi 17.4.1996, vadesi 13.5.1996'dır. Senetlerin lehdarı Afet Ş.'un, senet borçlusu ( keşideci ) Necip T.'ın kiracısı olduğu görülmekte ve ayrıca Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, ikinci senedin tanzim tarihinde borçlunun hukuki ehliyetinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Kiracı olan davalının, ev sahibine daha önce vermiş olduğu borç paranın ödenmemesine rağmen tekrar borç vermesi ve senedi iki yıl sonra takibe koyması hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi, senetlerin düzenleniş şekli gözetildiğinde imzalı belgenin sonradan senet haline getirilip getirilmediği yönünden uzman bilirkişinin görüşüne başvurulmamış olması da isabetli değildir. Mahkemece bu yönlerin gözetilmemesi doğru olmadığı gibi, ikinci senedin tanzim tarihinde borçlunun hukuki ehliyetinin bulunmadığı Adli Tıp Kurumundan alınan raporla saptandığı halde, bu senet yönünden de davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 97.500.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 4.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy