(6762 S. K. m. 83/1) (2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101, 103)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kaydı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı firmanın müvekkiline ticari ilişki nedeniyle borçlu olduğunu, faturaya dayalı alacağın ikaza rağmen ödenmesi üzerine takibe geçildiğini, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haklı bir nedene dayanmadığını ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takip konusu yaptığı alacakla dava konusu yaptığı alacağın farklı olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının takip konusu miktar kadar alacaklı olduğunun bilirkişi incelemesi sonucu saptandığı, davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, davacının defter münderecatı adı geçen lehine kurmak için yeterli görüldüğüne göre, TTK'nun 83/1. maddesi uyarınca, ticari defterlerdeki kaydın doğru olduğuna ve davacının halen davalıda yerine getirilmesi gereken hakkı bulunduğuna dair defter sahibine tamamlayıcı yemin verilerek sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken mahkemece bu yönün gözetilmemesi doğru olmadığı gibi, takipten önce temerrüde düşürülmeyen davalı aleyhine işlemiş faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.9.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy