(6762 S. K. m. 321)
Dava: Davacı vekili, müvekkili şirketin ortağı ve yöneticisi olan H.D ile kardeşi olan davalının düzenlediği 35.000 DM bedelli bonoya dayanarak 1995/2241 sayılı dosyadan takibe geçildiğini, şirketin en az iki imza ile temsili gerekirken tek imza ile düzenlenen bononun şirketi bağlamadığını, ileri sürerek müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, dava konusu bononun şirket başkanı H.D. tarafından şirketin ödeyemediği borcuna karşılık olarak davalıya verildiğini, müvekkilinin davacı şirketin genel kurulunun yapılabilmesi için 25.000 DM borç para verdiğini daha sonra 10.000 DM'sinin hesabından vekaletname ile çekildiğini, davacı şirketin borcunu ödeyememesi üzerine dava konusu bononun verildiğini, bonodaki yasal unsurlarda eksiklik bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ana sözleşmenin 11.maddesinde şirketi ilzam edecek belgelerin iki kişi tarafından imzalanacağının hüküm altına alındığı, bu nedenle tek imza ile düzenlenen bononun davacı Anonim Şirketi borç altına sokmayacağı gerekçesiyle davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Karar: Takip ve dava konusu bono davacı Anonim Şirketi temsilen H.D tarafından imzalanmıştır. TTK'nun 321.maddesine göre anonim şirket adına düzenlenecek evrakın geçerli olabilmesi için, ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça temsile yetkili olanlardan ikisinin imzası yeterlidir. Anonim şirket esas sözleşmesinin 11.maddesinde şirketin iki imza ile temsil edileceği belirtildiğinden tek imza bulunan senetten dolayı şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır.
Sonuç: Mahkemece bu yönler ve davalının kötüniyetli olmadığı hususu gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, hükmün ONANMASINA, 22.3.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy