(818 S. K. m. 490)
Taraflar arasındaki teminat mektubu bedeli blokesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı C. A.Ş'ye diğer davalıların kefaleti ile teminat mektubu kredisi kullandırıldığını, borçlunun zor durumda olduğunun tespiti ve kullandırılan teminat mektuplarının devre komisyonlarının ödenmesindeki gecikme nedeniyle hesabın kat edilerek meri teminat mektuplarının iadesi veya bedellerinin vadesiz bir hesapta depo edilmesini ihtar ettiklerini, ihtara uyulmadığını iddia ederek, meri teminat mektupları bedeli olan 104.190.061.000.-TL.nin vadesiz bir hesapta depo edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, teminat mektuplarının bedelinin depo edilmesinden kredi borçlusunun sorumlu olduğu, kefillerin bir sorumlulukları bulunmadığı gerekçesiyle davalı C. A.Ş. aleyhindeki davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhindeki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kefil, kredi borçlusunun kredi sözleşmesinden doğan borcundan dolayı kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur.
Davacı banka ile davalılar arasında imzalanan sözleşmede, bankanın gerek gördüğü halde kredi borçlusuna kullandırdığı teminat mektuplarını geriye isteme veya bedellerinin deposunu talep etme imkanı tanınmıştır. Davacı banka sözleşme uyarınca teminat mektuplarının iadesini veya bedellerinin deposunu talep etmekle kredi borçlusunun bankaya karşı iade veya depo borcu doğmuş olup kefilde bu borçtan kefalet limiti ile sorumludur.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy