(818 S. K. m. 167) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereğikonuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalı M.'in bonoya dayalı olarak aleyhlerine 2000/854 Esas sayılı icra takibi yaptığını, kendilerinin de Mehmet'den alacaklı olmaları nedeniyle 2000/926 Esas sayılı icra takibini başlattıklarını, ancak Mehmet'in aleyhine yapılan 2000/926 Esas sayılı icra takibinin kesinleşmesinden önce 2000/854 Esas sayılı icra takibindeki alacağını diğer davalı Ömer'e takas def'inin dermeyan edilmesini önlemek amacı ile temlik ettiğini iddia ederek davalıların alacaklı oldukları 2000/854 Esas sayılı icra takibindeki borcunun, kendi alacaklısı olduğu 2000/926 Esas sayılı icra takibindeki alacağına mahsup edilerek sona erdirilmesini ve 2000/854 Esas sayılı icra takibinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. davaya cevap vermemiştir.
Davalı Ö. savunmasında, davalı M.'ten olan alacaklarına karşılık olmak üzere davacının borçlu olduğu icra takibinin temlik aldıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kendi alacağını icra takibine koyduğu ve burada borcunu mahsup etmediği ayrıca icra dosyalarında da takas hakkını kullandığı yönünde bir beyan bulunmadığı ve temlik alanın kötü niyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz olunmuştur.
Davacı, davalıdan alacaklı olduğu meblağ ile borçlu bulunduğu tutarın takas edilmek suretiyle borçlu olmadığının tespitini istemiş ve BK.'nun 167. maddesine dayanmıştır.
Mahkemece takasın alacağın temlik edilmesinden sonra dermeyan edilmiş olduğu ve ayrıca temlik alanının kötü niyetinin kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, BK.'nun 167. maddesinde alacağın temlik edilmesinden sonra da takas talebinde bulunabileceği öngörülmüş ve ayrıca temlik alacaklısının kötü niyetli olup olmadığının araştırılması gerektiğine yer verilmemiştir.
Mahkemece, açıklanan bu hususlar çerçevesinde iddia ve savunma değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmiş olması isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacının yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy