(818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı vek. Av. Onur Postalcı ile davalı vek. Av. Nilüfer Müldür'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında 4.8.1992 gününde yetkili bayi anlaşması yapıldığını, davalının 31.3.1992 günlü ihtarla sözleşmeyi üç ay sonrası için feshettiğini bildirdiğini, haksız ve sebepsiz olarak sözleşmeyi sona erdiren davalının iş ve müşteri çevresinden yararlanma sebebiyle sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 210.000.000.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin sözleşmenin 17. maddesine dayanarak feshi ihbarında bulunduğunu, sözleşmede peştemaliye veya benzeri bir tazminat hakkı tanınmadığını, .... markasının bütün dünyada tanınan bir marka olduğunu, zaten var olan imajı sebebiyle tazminat istenemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delilere göre sözleşmede davalıya üç ay önceden haber vermek koşuluyla sebepsiz fesih hakkı tanındığı, davalının 31.3.1998 günlü fesih bildiriminin sözleşmeye uygun bir fesih olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen yetkili bayi anlaşması davalı tarafından sözleşmede ön görülen süreye uygun olarak feshedilmiştir. Davacı bu davayı açarken davalının, davacının sağladığı iş ve müşteri çevresinden yararlanma sebebiyle sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşme davacının kusurlu davranışından dolayı feshedilmediğine göre, davalının müşteri tazminatı talep edip edemeyeceği üzerinde durulmadan ve karar yerinde tartışılmadan feshin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 250.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istem halinde iadesine, 07.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy