(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. U. Y. ile davalı vekl. ve Av. T.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan 8.8.1997 tarihli sözleşme ile davalı şirketin müvekkilinin servis ve dağıtımını yaptığı sözleşmede belirtilen ürünleri gerek kendisinin işlettiği işletmelerinde gerekse franchising yoluyla bayilik verdiği sözleşme ekinde gösterilen bayiilerde ve ileride vereceği bayiliklerde satmayı, kendisinin veya bayilerinin bu maddeye uymaması halinde 100.000 USA dolar ceza-i şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı şirketin sözleşme ekinde gösterilen bayilerinden
. Pyramid iş merkezindeki bayiinin rakip firma ürünlerini sattığının Beyoğlu 9. Noterliğinin 12.5.1998 tarihli düzenleme şeklindeki tesbit tutanağı ile tesbit ettirildiğini, sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan ceza-i şart alacağının tahsili için takip yapıldığını davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığını, sözleşmenin geçerli olduğu düşünülse bile müvekkilinin kendi şirketi için taahhütte bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmede taraf olmayan ve imzası bulunmayan üçüncü bir kişinin hareketinden dolayı ceza-i şart ödemeye zorlanamayacağını, sözleşme ile müvekkiline yüklenmiş olan mükellefiyetlerin tamamının geçersiz olduğunu, sözleşme ile kendisine yüklenilen vecibeleri yerine getirmeyenin bizzat davacı şirket olduğunu, davacının hem akdi icra edip, hem de ceza-i şart talep etmesinin yasaya aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile davalının bayisinin sözleşmeye aykırı hareket ettiğinin sabit olduğu, davacının sözleşmenin 18 nci maddesine göre ceza-i şart talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davalı şirketin itirazının iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatı 10.062.000.000.TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin özel şartlar bölümünün 7 nci maddesi ile davalı şirketin sözleşme süresince kendisinin ve bayilik kanalı ile açacağı bütün yeni restaurantlarında davacı ile çalışmasını kabul ve taahhüt etmiş olmasına, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı vermiş olduğu 10.10.2000 tarihli itiraz dilekçesinde noter tesbiti ile sözleşmeye aykırı olarak davacı ürünleri dışında başka ürünler sattığı tesbit olunan yerin ...müvekkilimin bayilerinden birisinin işyerinde p...-c... markalı içecek bulundurmadığı için ceza-i şartla cezalandırılması hukukun mantığına sığmaz... ... akde muhalefet eden müvekkilim şirket olmayıp bir başka bayidir... şeklindeki beyanları ile müvekkilinin bayiisi olduğunu benimsemiş bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 97.500.000.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy