(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki sonucunda müvekkilinin cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili için yapılan takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia savunma ve toplanan deliller ile bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 507.413.895.-TL üzerinden iptali ile takibin devamına, davacı yararına 202.965.558.-TL tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 15.11.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı alacağını cari hesap ilişkisine dayandırmış; davalı ise iddiayı tümü ile inkar etmiştir.
Davacı iddiasını (hem akdi ilişkinin varlığı, hem de alacağın miktarı yönlerinden) ispat etmekle mükelleftir. Davalının, verilen kesin süreye uymaması nedeniyle defterlerini ibraz etmekten imtina etmiş sayılması, davacının bu yükümlülüğünü ortadan kaldırıp iddiayı subuta erdirmez. Bu nedenle davacının delilleri incelenerek değerlendirilmesi zorunludur.
Davacı, arada cari hesap ilişkisi bulunduğunu yazılı bir delille kanıtlayamadığı gibi bu ilişkinin varlığı sabit görülse bile bu ilişki sonucunda ileri sürdüğü miktarda bakiye alacağı olduğunu da kanıtlayabilmiş değildir. Şöyle ki; bilirkişi aracılığı ile incelenen dayanak belgeler faturalardan ibaret olup bunların tebliğ edildiğine ve faturalara konu emtianın davalıya teslim edildiğine ilişkin hiçbir kayıt ve belge ibraz edilmemiştir. Bu nedenlerle, bu faturaların davalı adına düzenlenmiş olması iddiayı sübuta erdirmemektedir. İncelenen ticari defterlerin kapanış tasdikinin bulunmadığı belirlenmiştir. Kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterlerin kanuna uygun tutulduğu kabul edilemez. TTK.nun 85 ve 86. maddeleri hükümlerine göre ticari defterlerin sahibi lehine ve karşı taraf aleyhine delil teşkil edebilmesi; birbirini teyit etmekle birlikte kanuna uygun olarak tutulmuş olmalarına bağlıdır. Bu yönleri ile ticari defterlerin davacı lehine delil olma kudreti bulunmamaktadır. Ancak davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olduğundan yemin teklifine hakkı bulunmaktadır.
Yukarıda yazılı nedenlerle yerel mahkeme kararının (iddiasını kanıtlayamamış olan davacıya, yemin teklifine hakkı bulunduğu hatırlatılıp; sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği yönünden) bozulması icap ettiği kanaati ile sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy