(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ürettiği elektrikli sobaların satışını yaptığını 15.2.1998 günlü protokol gereği davalıya 30.3.1998 günlü 3.500.000.000. TL, 30.4.1998 günlü 3.500.000.000. TL, 30.5.1998 günlü 3.500.000.000. TL, 30.6.1998 günlü 3.500.000.000. TL, 30.7.1998 günlü 3.500.000.000. TL ve 30.8.1998 günlü 2.500.000.000. TL'lık toplam 20.000.000.000. TL'lık çek verildiğini 30.3.1998, 30.4.1998, 30.5.1998 ve 30.7.1998 günlü çeklerin ödendiğini 30.6.1998 günlü 3.500.000.000. TL'lık ve 30.8.1998 günlü 2.500.000.000. TL'lık iki çekin süresinde ödenemediğini, davalıya ayrıca 30.9.1998 günlü 5.000.000.000. TL'lık çekin de teminat olarak verildiğini, 21.9.1998, 27.11.1998 tarihleri arasında davalıya banka havaleleri ile toplam 6.250.000.000. TL ödeme yapılmasına rağmen, davalının elinde bulunan 6.000.000.000. TL'lık iki çekle 5.000.000.000. TL'lık teminat çekini iade etmediğini, davalıya 11.000.000.000. TL borçlu olmadıklarının tespitini ve takibe konulmaması için tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borcunun tamamını ödediğini iddia eden davacının 15.12.1998 günlü ihtarnamede 7.686.000.000. TL borcu bulunduğunu kabul ettiğini, banka havalesi ile gönderilen 6.250.000.000. TL'lık ödemenin dava konusu çeklere yönelik olmadığını, bu ödemeler çıktıktan sonra halen 12.487.430.000. TL alacaklı olduklarını çeklerinde üçüncü kişilere ciro edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne davaya konu üç adet çekle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm tesisine yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu yeterli ayrıntıyı içermediği gibi Yargıtay denetimine olanak verecek açıklıkta da değildir. Bu sebeple ve söz konusu rapora davalı tarafın itirazları da gözetilerek, konusunda uzman yeni bir bilirkişiye tarafların ticari defterleri üzerinde ayrıntılı inceleme yaptırılarak, yanlar arasındaki ticari ilişkinin boyutu dikkate alınıp, davacının davalıya gönderdiği 15.12.1998 gün ve 95677 yevmiye numaralı ihtarname içeriği de değerlendirilmek suretiyle ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 02.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy