(2004 S. K. m. 38, 67) (818 S. K. m. 484) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı Zeki G. ile banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesini diğer davalı Asım D.'nın garanti eden sıfatı ile imzaladığını, kredinin geriye ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl borçlu ve kefilin icra takibine yaptıkları itirazın kısmen iptaline karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu, yeterli inceleme ve araştırmayı içermediği gibi Yargıtay denetimine olanak sağlayacak açıkta değildir. Öte yandan, davacı banka hesabın kat'ı ihtarnamesinde davalı Asım D.'yı borcun kefili olarak nitelendirmiş ve mahkemece de bu nitelendirme kabul edilerek davalı Asım D. borçtan kefil sıfatı ile sorumlu tutulmuştur.
Kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur. Sözleşmede kefalet limiti belli edilmemiş veya sözleşme içeriğinden borçlunun kullandığı ve kefilin sorumlu olacağı kredi miktarı anlaşılamıyorsa söz konusu kefalet geçersizdir. Somut olayda ise davalı Asım D.'nın açıklanan kurala göre kefaleti geçersiz ise de kendisinin icrada borcun 200.000.000.-TL'sına kefil olduğuna dair kabulü mevcut olup davalı bu kabulü ile bağlıdır.
Bu durumda mahkemece konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacağı asıl borçlu ve kefil için ayrı ayrı belirleyen rapor alınıp, icradaki kabullerde gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı rapora göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy