(2004 S. K. m. 67) (4389 S. K. m. 14) (492 S. K. m. 2, 23, 29) (2548 S. K. m. 1) (4684 S. K. Geç. m. 4) (1086 S. K. m. 433)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Ayhan Sarılar gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı banka ile dava dışı E...Zeytincilik Gıda San. ve Tic. A.Ş. arasında üç adet toplam 400.000.000.000.TL.lık Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış, kredinin teminatını teşkil etmek üzere dava dışı kefil Erol ... tarafından banka lehine 500.000.000.000.TL.lık ipotek tesis edilmiştir. Kredi hesabını kat eden banka 10.11.1998 tarihinde kredi borçlusu ve kefil hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapmış, icra takibinden sonra, davalı Y...Mensucat A.Ş.nin ipotekli taşınmazları ipotekle yükümlü olarak satın alması nedeniyle 10.3.1999 tarihinde de davalıya (152 örnek) ödeme emri gönderilmiş ve 214.588.749.779.TL tutarındaki alacağın tahsili talep edilmiştir.
Dava anılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı istemine yöneliktir.
Davalı vekili, müvekkilinin borçlu olmadığı gibi kefil de olmadığını, sadece gayrimenkulleri sahibi üçüncü kişi durumunda olduğunu ve alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının, ipotekli taşınmazları icra takibinden sonra ipotekle yükümlü olarak satın aldığından, ipotek borçlusu sıfatı ile icra takibine konu alacaktan sorumlu olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının ve bakiye 14.575.830.807.TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Davacı vekili, müvekkili bankanın yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiğini, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14. maddesinin 5/c fıkrası gereğince harçtan muaf olduğunu belirterek davalıya yüklenen bakiye karar ve ilam harcının müvekkilinden tahsil edilmeden ilamın tebliğe çıkarılmasını talep etmiş, bu yöne ilişen istekler mahkemece, 5.2.2001 ve 15.2.2001 tarihli ek kararlar ile reddedilmiştir. Bakiye karar ve ilam harcı davacı tarafından yatırıldıktan sonra mahkeme ilamı tebliğe çıkartılmıştır. Davacı vekilinin temyizi, yerel mahkemenin esas ilam ile birlikte temyizi kabil olan, bakiye karar ve ilam harcının yasal sorumlusu olmayan müvekkili bankaya ödettirilmesine ilişkin 5.2.2001 tarihli ek karara yöneliktir.
Davacı bankanın 22.12.2999 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiği, 4389 sayılı yasanın 14. maddesinin 5/c.fıkrasında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna intikal eden bankaların alacaklarını dava veya takip yoluyla tahsil etme cihetine gitmeleri halinde 492 sayılı Harçlar Kanununun 2 nci, 23 ncü, 29 ncu maddeleri ve 2548 sayılı cezaevleri ile mahkumlara ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunu'nun 1. maddesinin uygulanamayacağı ve harçlardan muaf tutulacağı öngörülmüştür. Bunu takiben 3.7.2001 tarihli resmi gazetede yayımlanan bazı yasalarda değişiklik yapılmasına dair olan 4684 sayılı kanununun geçici 4. maddesinde de açıkça Bankaların mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkartması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmiş olması şartı da aranmaz hükmüne yer verilmiştir.
Anılan düzenlemelerin amacı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen bankaların kredi alacaklarının tahsili için açmış oldukları veya açacakları dava ve icra takiplerinde harç ve teminat ödeyerek ayrı bir ekonomik yük altına girmelerinin önüne geçilmesidir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı bankanın mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkarması için bakiye ilam ve karar harcının ödenmesi şartını arayan yerel mahkemenin 5.2.2001 tarihli ek kararının bozulması gerekmiştir.
2- Davalı tarafın temyizine gelince; davalı vekili, davacı vekilinin ek kararı temyizi üzerine düzenlediği dilekçe ile esas hükme karşı temyiz itirazlarını da ileri sürmüş ise de, davacı yanın temyizi, bakiye karar ve ilam harcının kendilerinden tahsil edilmemesi gerektiği yönüne ilişkin olup, yararlarına kurulan hükümle ilgili bulunmadığından, davalı vekilinin HUMK.nun 433. maddesinde öngörülen koşulların bulunmaması sebebiyle katılma yoluyla temyiz isteminin, reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle 5.2.2001 tarihli ek kararın bozulmasına, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 97.500.000.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, davacının peşin harcı ile davalı tarafından yatırılan harcın istek halinde iadesine, 23.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy