(6762 S. K. m. 23)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ayıplı çıkan malın iadesinin kabul edilerek borçtan mahsup edildiğinin ve sonradan alınan yeni malların eski fiyattan işlem görmesi gerektiğinin kanıtlanamamış bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Vade farkı taraflar arasında yapılan bir sözleşme veya bu yönde benimsenen bir uygulama nedeniyle ya da faturalarda yer alan bu yoldaki isteme borçlunun karşı çıkmaması ve defterlerine kayıt etmesi sebebiyle fiili ödeme tarihinde mal veya hizmet bedeline öngörülen oranda ekleme yapılmak suretiyle alacağın ulaştığı miktarı belirleyen bir unsurdur.
Somut olayda davacının vade farkı istemeye hakkı mevcut ise de, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten sonraki dönemde uygulanacak faiz oranı kararlaştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece davalı borçlunun icra takibi ile temerrüde düştüğü gözetilerek davacının takip tarihi ile talep edebileceği mal bedeli ve vade farkından oluşan toplam alacağı bulunduktan sonra işin ticari nitelikte olduğu ve takip talebi de dikkate alınıp alacağın takip tarihinden sonra reeskont faizi ile tahsiline imkan sağlayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy