(6762 S. K. m. 582) (4721 S. K. m. 9, 10) (2004 S. K. m. 62)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de duruşmalıolarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiş. Belli günde avacı vek. Av. H. Ç. Ç. ile davalı vek. Av. M. M. R.'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 1998 yılı içinde müvekkilinin evinin yanındaki emlakçı dükkanında kimliği meçhul kişiler tarafından tehditle 10.000.000.000.- TL'lık bono imzalattırıldığını, bonoya bir yıl önceki vade ve tanzim tarihi yazılarak icra takibine konulduğunu belirtmiş, bilahare bu dosya ile birleştirilen Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/677 Esas sayılı dava dosyasında da, müvekkilinin yıllar önce geçerdiği hastalık ve daha sonra geçirdiği trafik kazası nedeni ile kolayca aldatılmaya ve korkutularak her türlü belgeye imza atabilecek ve attığı imzanın sonuçlarını bilebilecek akli yapıya sahip olmadığını beyanla bono ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında, davacının maliki olduğu taşınmazın satışı konusunda anlaşma yapıldığını, davacıya elden 8.000.000.000.- TL ödendiğini, davacının tapuya gelip satış işlemlerini yapmadığnı, bunun üzerine davacıya verilen 8.000.000.000.- TL'nin işlemiş faizleri de hesap edilerek 10.000.000.000.- TL'lık bononun davacı tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini dava dilekçelerindeki iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliler ve tanık beyanlarına göre bononun tehditle alındığı konusunda delil olmadığı, bu bonodaki imzanın davacıya ait olduğu, davacıya bonunun tanzim tarihinden ve davalar açıldıktan sonra kanuni müşavir tayin edildiğini, bu nedenlerle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Katılma yolu ile hükmü temyiz eden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi temyiz harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle bonodaki imzanın davacıya ait olmasına, tehditle bono imzalattırıldığı yolundaki iddianın kanıtlanamamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Bu dosya ile birleştirilen Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/677 esas sayılı dava dosyasındaki iddia da, bono borçlusu (keşideci) davanın, hukuki ehliyete sahip olmadığı, davacıya kanuni müşavir tayin edildiği belirterek Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Baştabipliğinden alınan 23.9.1999 tarih 1999/3536 sayılı sağlık kurulu raporu ibraz edilmiştir.
Ticari senetler bakımından ehliyet TTK.'nun 582. maddesinde hükme bağlanmış olup, buna göre akit ile borçlanmaya ehil olan kimsenin poliçe, çek ve bono ile de borçlanmaya ehil olduğu belirtilmiştir.
Bononun düzenlendiği tarihte kişinin hukuki tasarrufta bulunmak yönünden ehliyetsiz olduğunun belirlenmesi halinde, yapmış olduğu hukuki işlem ve dolayısıyla imzaladığı bono geçersiz olacağından, bononun tanzim tarihinde davacının hukuki ehliyeti haiz olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yetersiz inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 97.500.000.- TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 30.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy