(1086 S. K. m. 275, 284)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Ş. D. davalı vek. Av. Y. D.'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalıyla müvekkili arasında imzalanan 17.11.1997 tarihli protokol davalıya 196.940 ton Amonyum Nitrat gübresi satıldığını, davalıya satılan gübrelerin bir kısmının Gemlik Gübre Fabrikasının elinde geçmiş yıllardan kalan tek yüzü baskılı torbalarla yapıldığı, bu torbalar bittikten sonra sevk edilen gübrelerin protokol şartlarına uygun iki yüzü baskılı torbalarla yapılmasına rağmen davalının ceza uyguladığını, usulüne uygun olmayan torbalarla teslim edilen gübre için uygulanan cezaya bir diyecekleri olmadığını, ancak 196.940 ton gübrenin 80.000 tonunun protokol şartlarına uygun iki tarafı baskılı tüm koşulları taşıyan torbalarla yapılmasına rağmen davalının fazladan 80.000 Dolar ceza keserek müvekkili aleyhine sebepsiz olarak zenginleştiğini belirterek 80.000 Doların fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden en yüksek banka faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkiline bağlı kooperatiflere sevk edilen gübrelerin kontrol mühendisleri marifetiyle düzenli olarak kontrollerinin yapıldığını ve her 2000 tonda bir gübre analiz raporu düzenlendiğini, davacının 80.000 ton gübrenin şartnameye uygun ambalajlarla sevk edildiği yolundaki iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının 18.000 ton gübreyi sözleşmeye uygun şekilde sevk ettiği, 62.000 ton gübrenin sözleşmeye aykırı olarak sevk edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle kısmen reddine, 18.000 Doların 23.2.1999 tarihinden itibaren % 7.25 ve değişen oranlardaki bir yıl vadeli döviz faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflarca dosyaya ibraz edilen 18.2.1998-28.3.1998 tarihleri arasını kapsayan (59-84 nolu raporlar) gübre analiz raporlarında baskı bölümünde Tügsaş-TTK ibarelerinin yazılı olduğu 1.4.1998-19.4.1998 tarihleri arasındaki altı adet analiz raporunda da bir yüzü Tügsaş-bir yüzü TKK ibarelerinin yazılı bulunduğu, 20.4.1998-27.4.1998 tarihleri arasındaki üç adet gübre analiz raporunda da (59-84) nolu analiz raporlarında olduğu gibi Tügsaş ve TKK ibarelerinin yer aldığı görülmektedir.
Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda 1.4.1998-15.4.1998 tarihleri arasında teslim edilen gübrelerle ilgili olarak tutulan analiz raporlarında (12.000 ton ile ilgili) bir yüzü Tügsaş-bir yüzü TTK yazıldığı için bu teslimatın sözleşmeye uygun ambalajla sevk edildiği bu tarihten sonra yapılan 6000 tonluk sevkiyatında (96-97 ve 98 nolu raporlar) çift tarafı baskılı torbalarla yapıldığı kanaatine varıldığı belirtilmektedir.
Bilirkişilerin çift taraflı baskılı torbalarla teslimat yapıldığı kanaatine vardıkları 20.4.1998 tarihli 96 nolu 24.4.1998 tarihli 97 nolu ve 27.4.1998 tarihli 98 nolu gübre analiz raporlarıyla sözleşmeye uygun torbalarla sevkiyatın yapılmadığı yolunda görüş belirttiği, 18.2.1998 28.3.1998 tarihleri arasında düzenlenen gübre analiz raporları baskı bölümündeki yazıların aynı olduğu, yani torbalarda Tügsaş-TKK yazılarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı şirketin Den Plast Ltd. Şti. ile Ünal Sentetik Dokuma A.Ş.ne bir tarafı Tügsaş-bir tarafı TKK baskılı torba (çuval) yaptırdığı ve bu torbaların anılan şirketler tarafından gübre satışının yapıldığı Gemlik Gübre Sanayi A.Ş.ne teslim edildiği davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerden (faturalardan) anlaşılmaktadır. Açıklanan bu yönler gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve dosya içeriğiyle çelişen bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy