(2004 S. K. m. 142) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, borçluya ait menkul malların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin davalıya ödenmesine karar verildiğini, davalının borçlu ... Ltd. Şti.'nden gerçekten alacaklı olmadığını ileri sürerek sıra cetveline itiraz etmiştir.
Davalı vekili cevabında, borçlu şirketin alınan nakit paraya karşılık üç adet bono verdiğini, alacağın gerçek olduğunu, satılan bazı mallar üzerinde davacının haczi bulunmadığından bu mallara yönelik hak iddia edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalının takip konusu alacağın gerçek bir alacak olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalının sıra cetvelindeki alacak miktarı ve sırasının iptali ile yerine davacı alacağının haczedilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Sıra cetveline itiraz davalarında davalının alacağının gerçek olduğunu kanıtlayamaması halinde davalıya ayrılan payın davacıya ödenmesine, kalırsa fazlasının davalıya ödenmesine şeklinde hüküm kurulması gerekir. Mahkemece davalının alacak miktarı ve sırasının iptali ile yerine davacı alacağının kaydına karar verilmesi isabetli değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin çıkartılarak yerine davanın kabulü ile satılan mallardan davacının haczi bulunan malların bedeli saptanarak davalıya ayrılan paydan bu bedel kadarının davacıya ödenmesine, fazlasının davalıda kalmasına sözcüklerinin yazılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy