(1086 S. K. m. 288, 264)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Nezih Ö.'e teminat amacıyla verilen dava konusu bono ile borçlu olmadıklarının tespitinve bakiye 300.000.000.-TL'nin adı geçen Nezih Ö.'e verilerek senedin geri alınması kendisinden istenmesine rağmen, davalının Nezih Ö.'ten aldığı senedi müvekkiline teslim etmeyip aleyhine icra takibine giriştiğini ileri sürerek söz konusu bono ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıya verilen nakit karşılığında senedin düzenlenmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı, teklif edilen yemini davalının usulen eda ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların itirazına uğramayan tanık Nezih Ö.'ün ifadesine göre, davacının adı geçen davalıdan aldığı altınlar karşılığında boş bono verdiği ve bu borcun, senet hamili gözüken Mehmet G. tarafından 300.000.000.-TL olarak ödenip senedin alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının senedi, ödediği miktar kadar doldurup takibe koyması gerektiği hususu üzerinde durulup karar yerinde tartışılmadan icapsız olarak tevcih edilen yemine dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy