(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davarın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Evren Aksoy İle davalı vek. Av. Yelda Cengizlier'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında komisyon bedeli ödenmesine ilişkin bir sözleşme imzalandığını, tek taraflı olarak davalıya komisyon ödeneceğini hükme bağlayan sözleşmenin geçersiz olduğunu, iradeyi fesada uğratan bir nedenle imzalanan sözleşmeden dolayı müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek sözleşme uyarınca davalıya verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, daha önce ödenen 15.000.000.000.-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, protokolün düzenlenmesinde, çeklerin verilmesinde müvekkili şirketin korkutması ve zorlaması bulunmadığını, müvekkilinin davacının Sabancı Grubu ile iş ilişkisinin sağlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının 13.10.1998 tarihli sözleşme uyarınca davalıya komisyon vermeyi kabul ettiği, sözleşmenin konusunun davalı şirketin iştigal konusu içerisinde kaldığı, ikrah iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, alacağın %40'ı tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere ve özellikle taraflar arasındaki mevcut sözleşmenin, iradeyi fesada uğratan bir sebeple akdedilmiş olduğu yolundaki davacı iddiasının usulen kanıtlanamamış bulunmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece davalı yararına %40 tazminata hükmedilmişse de bu tazminata hangi meblağ üzerinden hükmedildiği konusunda açıklık bulunmamaktadır. Bu nedenle takip dosyası getirtilerek İİK.nun 72/4. maddesi uyarınca davacı lehine hükmedilen tazminatın hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekirken mahkemece, bu yönler gözetilmeden infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy