(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince davalıya kredi kartı verildiğini, borçlunun yapmış olduğu nakit çekme işlemlerinden kaynaklanan alacaklarını ödememesi ve keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine takip yapıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Alanya İcra Dairesinin ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, borca ve faize yönelik itirazlarını tekrar ettiklerini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Antalya 1.İcra Müdürlüğünün 2000/926 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı kredi kartı başvuru formunda işyeri adresi olarak S... Otelcilik ve Tic.A.Ş. Güzelyalı Cad. Gardenia Otel No: 38 Alanya ev adresi olarak da Güzelyalı Cad.Kasapoğlu Sok. No: 7 Alanya adresini bildirmiştir. Davacı banka Gebze 6.Noterliğinden 7 Aralık 1999 tarihli kat ihtarnamesini davalının işyeri adresine keşide etmiş ise de söz konusu ihtarname, muhatabın gösterilen adresten ayrıldığı belirtilmek suretiyle iade edilmiştir. Yapılan takipte ise ödeme emri borçlunun başvuru formundaki ev adresine çıkarılmış ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Bu durum davacı bankanın, davalı borçlunun iş adresi dışında ev adresini de bilmekte olduğunu göstermektedir.
BK.nun 101/2. maddesinde, borcun yerine getirileceği gün taraflarca birlikte kararlaştırılmış ise belirlenen günde ihtara gerek olmaksızın borçlunun temerrüde düşeceği öngörülmüştür. Yanlar arasında kredi kartı nedeniyle imzalanan Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinin 9. maddesinde .... üyenin ekstrede gösterilen asgari tutarı son ödeme gününe kadar kredi kartı hesabına yatırmadığı takdirde, asgari kısmın ayrıca ihbara gerek kalmadan muaccel hale geleceği ve bankaca herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın tüm talep ve dava hakları saklı olmak üzere sözleşmenin derhal feshedilebileceği... 14.maddede ise ... üye ve ek kart hamilinin kendilerine Bankaca yapılacak tebligatlar için başvuru formunda belirtilen adreslerini yasal ikametgahları olarak belirlediklerini beyan ile adreslerindeki değişiklikleri yazılı olarak veya noter kanalıyla bankaya bildirmedikleri takdirde önceki adreslerine yapılacak her türlü tebligatın kendilerine yapılmış sayılacağını kabul, beyan ve taahhüt ederler şeklinde kararlaştırılmıştır.
Davacı banka direnim gününün belirlenmesi için borçlunun iş adresine keşide ettiği ihtarname ile 180.175.367.-TL.nın 24 saat içerisinde ödenmesini, aksi halde temerrüt faiziyle birlikte tahsilini teminen yasal yollara başvurulacağını açıklamıştır. Nevar ki, bu ihtar borçluya tebliğ edilememiştir. Borçluya ihtarname keşide ederek direnim gününü saptamak isteyen bankanın iş adresinden bila ikmal dönen ihtarnameyi borçlunun bilmekte olduğu ve ödeme emrini gönderdiği ev adresine göndermesi gerekirken, göndermemiş olması hükme dayanak yapılan bilirkişinin de bu yönü gözetmeden borçlunun sözleşmeye göre adres değişikliğini bildirmediğinden bahisle 7.12.1999 olan ihtarname tarihini 4.12.1999 olarak ve bu tarihi temerrüt tarihi kabul ederek, yapılan hesaplamanın hükme esas alınması doğru değildir.
Kaldı ki, bilirkişi görüşü ve mahkeme kabulü bir an için kabul edilse dahi 7.12.1999 tarihli ihtarın borçluya adresten ayrıldığı için tebliğ edilemediğini gösteren meşruhat 10.12.1999 tarihini içerdiğinden, 24 saat ilavesi ile bulunacak tarihin temerrüt tarihi olması gerekir.
Somut olayda borçlunun ev adresini bilen bankanın iş adresine keşide ettiği ihtarnamenin iade edilmesi üzerine ev adresine yeniden ihtarname keşide ederek temerrüde düşürmemiş olması nedeniyle, borçlu davalının takiple temerrüde düştüğünün kabulü ile buna göre alınacak yeni bir rapor ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy