(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullanmayıp, başka kişilere de kefil olmamasına rağmen, davalı bankanın müvekkiline ihtarnameler keşide ederek 60.000.000.000. TL'nın ödenmesini talep ettiğini, müvekkilinin durumu araştırdığında müvekkilinin imzasının taklit edilerek kredi kartı ve kredi hesapları açılıp çek ve senetler tanzim edildiği ve bu suretle müvekkilinin borçlandırıldığının tespit edildiğini, bu borçlandırıcı işlemlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, dava dilekçesinin tebliği ile birlikte kendileri tarafından yaptırılan inceleme sonucu, on beş adet ferdi özel kredi sözleşmesindeki, davacıya ait imzanın onun eli mahsulü olmadığının tespit edildiğini ancak senetler karşılığı kredi sözleşmesindeki imzanın ise davacının eli mahsulü olduğunun anlaşıldığını, davacının davalı olan dava dışı ilhan İnaner'i bankadan kredi almaya yetkili kıldığını, davacı ile adı geçen akrabasının birlikte müvekkilini zarara uğrattıklarını müvekkilinin davacı aleyhine takibe geçmediğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olmasının hukuki sebebinin, bu kredilerin alınmasındaki imza sahtekarlığının içinde yer almasından kaynaklandığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, taraf delilleri, adli Tıp raporu ve tüm dosya içeriğine göre, on beş adet kredi sözleşmesindeki, davacı adına atfen atılan imzaların onun eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile kredi sözleşmeleri ve buna bağlı düzenlenen senetlerden dolayı davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, kredi sözleşmelerindeki imzaların davacıya ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile anlaşılmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına 28.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy