(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av.M.Ali Öğiş ile davalı Banka vek.Av.Metin Öz'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı Erdal V.'nun müvekkillerini aldatarak matbu kredi sözleşmesini imzalatarak bankadan kredi aldığını, bankaya verilen teminat senetlerinin sahte olduğunu, davalı bankanın yazılı teyit almadan verdiği kredi ile müvekkilinin borç altına sokamayacağını ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Emlak Bankası A.Ş vekili cevabında, kredi işleminde usulsüzlük bulunmadığını, davacı firmanın antetli kağıdında kaşe ve yetkili imza bulunduğunu, sahte olduğuna dair herhangi bir emare görülmediğini, işlemlerde müvekkili bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre kredi sözleşmelerindeki imzaların sahte olmadığı, diğer davalı Erdal V.'na sahte virman ve ödeme talimatından dolayı davalı bankanın bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle kredi sözleşmesi ile ilgili menfi tespit davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar ve davalı Emlak Bankası A.Ş arasında 17.2.1995 tarihli kredi sözleşmesi imzalanmış, aynı tarihte verilen virman talimatıyla sözleşme konusu kredi aktarılmış ve diğer davalı Erdal V.'na yetki belgesine istinaden ödenmiştir. Davacılar tarafından bankada talimatla muhtelif işlemler yapılmışsa da ilk kez yetki belgesine dayanarak ödeme yapılması istendiğinden bankanın kredi borçlusu şirketten teyit alması gerekirdi. Sahte belgeye göre ödeme yaparak gerekli basiret ve özeni göstermeyen davalı bankanın kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın kabulü gerekirken bankanın kusursuz olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 97.500.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy