(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 644, 708, 730) (818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. M. S. gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının keşideci olduğu davalı M. emrine tanzim edilen 25.11.1996 tarihli 10.000.000.000.- TL'lik çeke istinaden M. 2.1.1997 tarihinde davacı keşideci hakkında 163'lü takip yapmış ve 10.000.000.000.- TL asıl alacak, 500.000.000.- TL çek tazminatı toplam 10.500.000.000.- TL'nin tahsilini talep etmiştir.
Davacı keşideci vekili 23.2.2000 tarihli dava dilekçesinde; çekin davalıya emaneten verildiğini ve çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğini belirterek çekle borçlu olmadıklarının tespitini icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takip konusu alacağın gerçek bir alacak olup iddiaların doğru olmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, delil olarak davacının imzasını da taşıyan 14.2.2000 tarihli protokole dayanmıştır.
Mahkemece, çekin keşide tarihinden 29 gün sonra bankaya ibraz edildiğinden çek vasfını taşımadığı ve bu çeke dayanarak kambiyo yolu ile icra takibi yapılamayacağından davanın kabulüne, çekin ve takibin iptaline, icra dosyasına yatırılan 30.805.600.000.- TL üzerinden %40 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Keşide ve ödeme yeri aynı olan çek, TTK.'nun 708/1. maddesine göre on günlük sürede ibraz edilmelidir. Bu süre geçirilmiş ve çek ibraz edilmemişse, hamilin keşideciye karşı kambiyo hukuku çerçevesinde çeke dayalı müracaat hakkı düşer. Ancak, bu durumda ilişkinin TTK.'nun 730. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 644. maddesi gereğince ve sebepsiz iktisap kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. TTK.'nun 644. maddesinde keşidecinin hamilin zararına ve sebepsiz zenginleştiği meblağ nisbetinde ona borçlu kalacağı hükme bağlandığından keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlaması gerekir. Bu ilke ışığında uyuşmazlığın incelenerek davacı keşideciye sebepsiz zenginleşmediğini ispat olanağı tanınıp, davalı tarafından ibraz edilen 14.2.2000 tarihli protokol hükümleri de gözetilerek, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığı gibi, İİK.'nun 72/5. maddesi gereği takip konusu alacağın %40'ı oranında davacı lehine, tazminata hükmedilmesi gerekirken, dava tarihine kadar işleyen faizli meblağ üzerinden %40 tazminata hükmedilmesi de kabul şekli itibariyle isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.7.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy