(818 S. K. m. 84)
Dava : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan Mustafa arasında genel taahhütname imzalandığını, diğer davalıların müteselsil kefil olduklarını, ihtarname keşide edilmesine rağmen kredi borcunun ödemediğini, tahsili amacıyla girişilen icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mustafa-Necati-Mehmet vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalılar yargılamaya katılmamışlardır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporları dayanak yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka vekili, davalılar aleyhine ( 6.235.000.000. )TL asıl alacak, ( 228.950.000 ) TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve ferileri yönünden icra takibine girişmiş, takip borçluları bankanın ihtarı üzerine asıl alacağın ( 4.800.000.000 )TL'sini ödediklerini, geri kalan 1.435.000.000.TL'ye bir itirazları olmadığını, ancak ödeme emrinde yer alan avukatlık ücreti, faiz ve masrafları kabul etmeyip, ödemiş oldukları 4.800.000.000.TL ile 869.345.000.TL toplamı ( 5.696.345.000. )TL'ye itiraz ettiklerini bildirmişlerdir.
Bu durumda mahkemece, takip tarihleri itibariyle davacı bankanın alacaklı olduğu miktarın uzman bilirkişi aracılığıyla banka defterleri ile dayanağı kayıt ve belgeler üzerinde yaptırılacak inceleme ile belirlenmesi, yapıldığı savunulan ve davacının kabulünde olan ödemenin hangi tarihte yapıldığı ve bu tarihe kadar bankanın talepte haklı olduğu faiz miktarının saptanması, BK.nun 84 ncü maddesi uyarınca alacaklının yapılan tediyeyi öncelikle faiz alacağından mahsup edebileceğinin göz önünde tutulması, bu belirlemeler çerçevesinde bilirkişiden Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde ayrıntılı rapor alınması ödenen ve itiraz edilmeyen meblağlar gözetilerek icra takibinin hangi miktar üzerinden devamına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmesi ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm tesisi gerekmektedir. Bu hususlar düşünülmeden yetersiz araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy