(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kredi borcunu ödemeyen davalının girişilen icra takibine kısmi itirazda bulunduğunu iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, 480.000.000.-TL'nın üzerindeki asıl alacağı kabul etmediğini, faize de itiraz ettiğini belerterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece itirazın iptaline, 785.949.160.-TL üzerinden takibin devamına, fazla talebin reddine, 785.949.160.-TL üzerinden icra takip tarihinden itibaren temerrüt faizi ve bunun %5'i BSMV olarak toplam 2.673.586.-TL'nın ve %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı takip konusu borcun 480.000.000.-TL'lık kısmını kabul ederek fazlasına itiraz etmiştir. Bu durumda davalının kabul ettiği miktar yönünden takibin kesinleştiği gözetilmeden yazılı şekilde davacının talepte haklı bulunduğu miktarın tamamı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmadığı gibi takip tarihine kadar işlemiş faize takipten sonra da temerrüt faizi uygulanacak şekilde hüküm kurulması BK.nun 104/son maddesine aykırıdır. Ayrıca itirazın iptali davasında, takipten sonraki dönem için itirazın iptaline karar verilen miktara takipteki koşullarla temerrüt faizi ve bunun gider vergisinin infaz aşamasında icra memurluğunca hesaplanacağının düşünülmeden bu konuda günlük faiz ve gider vergisi hesap edilerek tahsiline karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy