(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 449)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, bono'dan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Dava konusu bono'nun ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya verildiği çekişmesizdir.
Davacının dava konusu bono'nun bayilik ilişkisi nedeniyle teminat olarak verildiğini iddia etmesine karşın, davalı bono'nun gerçek bir borca karşılık düzenlendiğini savunmuştur.
Davacı, davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişkiyi yürüten davalı şirket elemanı Ali B. tarafından düzenlenen belge ile, bono'nun teminat verildiğinin belli olduğunu ve davalı şirkete borcunu bir kısım iade faturaları, hizmet faturaları ve ödeme makbuzları ile ödediğini belirterek bu belgeleri ibraz etmiştir. Davalı iade faturalarındaki malların kendisine teslim edilmediğini ve belgede imzası bulanan Ali B.'in şirketi temsille yetkili olmadığını savunmuştur. Ne var ki incelenen ticari defter kayıtlarından davalının davacı şirketten alacaklı bulunduğuna ilişkin bir kaydın olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda uyuşmazlığın çözümü için davalı şirket adına belge düzenleyen elemanı Ali B.'in şirketi temsil durumu başka bir anlatımla ticari mümessil olup olmadığının belirlenmesi önem kazanmaktadır. BK.nun 449.maddesine göre ticari mümessile verilen yetkinin açıkça verilebileceği gibi zımmi olarak ta verilmesi mümkündür.
Hal böyle olunca mahkemece davacıdan adı geçen kişinin ticari mümessil olduğuna ilişkin delilleri ve özellikle başka ticari ilişkilerde de şirket adına tahsilat yapıp belge düzenleyip düzenlemediği ve şirket ilzam edici sair işlemler yapıp yapılmadığı hususunda kanıtları sorulup varsa bu yönde davacı şirketin defterleri muavin kayıtları ve ticari işlemlerin dayanakları belgelerde incelenip tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy