(6183 S. K. m. 35, 54, Mük. m. 35) (213 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı Vergi Dairesi temsilcisi, Nami Kızılcan'a ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin davalı alacaklı Hüseyin Tuna'ya ödenmesine karar verildiğini, 6183 Sayılı Yasanın 21. ve 35. maddeleri uyarınca Vergi Dairesine garameten pay ayrılması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hüseyin Tuna vekili, davacı Vergi Dairesinin fiili haczi bulunmadığını, araç maliki Nami Kızılcan'ın vergi borçlusu olmadığını, bu nedenle itirazın dinlenemeyeceğini belirterek şikayetin reddini istemiştir.
Mercii Hakimliğince satışa konu aracın malikinin vergi borçlusu limited şirketin ortağı ve yöneticisi olduğu, şirket hakkında takip yapılıp alacağın tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, kanuni temsilcinin malvarlığına müracaat edilebileceği, bunun içinde 6183 Sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı, araç maliki hakkında çıkarılmış ödeme emri ve haciz varakası bulunmaması halinin hacze iştirak imkanı vermediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bedeli paylaşıma konu araç vergi borçlusu şirket ortağı ve yöneticisi Nami Kızılcan'a aittir. Limited şirket ortaklarının kamu borçlarından dolayı sorumluluğu 6183 Sayılı Yasanın 35. maddesinde, kanuni temsilcilerin sorumluluğu aynı Yasanın mükerrer 35. maddesinde düzenlenmiştir. Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde vergi alacakları yönünden kanuni temsilcinin sorumluluğu ayrıca düzenlendiğinden, 6183 sayılı Yasanın mükerrer 35. maddesi Vergi Usul Kanunu kapsamına girmeyen kamu alacakları yönünden kanuni temsilcilerin sorumluluğunu düzenlemiştir. Gerek limited şirket ortaklarının vergi borçlarından sorumluluğunu düzenleyen 6183 Sayılı Yasanın 35. maddesi ve gerekse kanuni temsilcilerin sorumluluğunu düzenleyen Vergi Usul Kanununun 10. maddesine göre vergi alacağının şirketten tahsil imkanının bulunmaması halinde ortak ve/veya kanuni temsilcinin malvarlığına müracaat edilebilecektir. Ortak ve/veya kanuni temsilci hakkında 6183 Sayılı Yasanın 54. ve devamı maddeleri uyarınca takip yapıp ödeme emri tebliğ edilmeden konulan haciz geçerli bir haciz olarak kabul edilemez.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, 22.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy