(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket yetkililerinin çek karnesini kaybetmesi nedeniyle 21.3.1997'de banka şubesine ödemeden men talebinde bulunduğunu, daha sonra çeklerin çalındığının anlaşılması üzerine çekleri ciro eden Ahmet S. hakkında şikayette bulunulduğunu, çeklerin icraya intikal ettirilmesi üzerine bedellerinin ödendiğini ileri sürerek ödenen 5.300.000.000. TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının çeklere karşılık 1.8.1997 tarihinde ödeme yaptığından İİK. nun 72/7. maddesinde öngörülen sürede açılmayan davanın dinlenemeyeceğini, çeklerde ciro imzası bulunan Ahmet S.'ın davacı şirketle ortak iş yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, dava konusu çeklerdeki keşideci imzasının davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ait olmadığını bilirkişi incelemesi sonucu saptandığı, çeklerin bedelinin icra tehdidi altında davacı tarafça ödendiği gerekçesiyle 5.300.000.000. TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle yetki itirazının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı davalının icra takibi üzerine takip konusu borcu ödemek amacıyla çekler vermiş çekler ödendikten sonra İİK. nun 72/7. maddesi uyarınca istirdat davası açmıştır. İstirdat davası ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir sene içinde açılması gerekir. İstirdat davası 28.1.1999 tarihinde açılmıştır. İcra takibi üzerine verilen çek ve senetlerin ödeme tarihi araştırılıp, istirdat davasının süresinde açılıp açılmadığı üzerinde durularak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy