(818 S. K. m. 182)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya sipariş ettiği mallara karşılık toplam 9.200.000.000.-TL.lık çek ve senetler verdiğini, mallar teslim edilmediği halde toplam 3.790.000.000.-TL.lık çek ve senetlerden dolayı hakkında icra takibi yapıldığını iddia ederek borçlu olmadığının tespiti ile çek ve senetlerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, davacının satın aldığı mallara karşılık davaya konu çek ve senetleri müvekkiline verdiğini, çek ve senetlerin vadelerinde ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini, davacının vergi kaydı olmadığı için fatura almak istemediğini yine de müvekkilinin fatura kesip gönderdiğini ancak davacının yanlış adres göstermesi nedeniyle faturanın eline geçmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalının, davacıya mal satıp teslim ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle takiplere konu çekler ve bonolardan ve ayrıca takibe konu edilmeyen toplam 3.909.000.000.-TL.lık beş adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 1.000.000-TL.lık fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
BK.nun 182/2. maddesinde, aksine adet veya mukavele mevcut olmadıkça satıcı ile alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları öngörülmüştür. Somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle bir ödeme aracı olan çek ile ihdas sebebi olarak "Bedeli malen ahzolunmuştur" meşruhatını içeren bonoların düzenlendiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca çeklerin açıklanan niteliği ve bonolar yönünden mevcut karine karşısında, dava konusu kambiyo senetlerinin avans olarak verildiği ve malın teslim alınmadığı iddiasının davacı alıcı tarafından usulen kanıtlanması gerekirken, mahkemece kanıt yükünün tayininde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy