(2675 S. K. m. 38)
Dava : Taraflar arasındaki hakem kararı tenfizi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 10.6.1998 tarihinde pamuk alım-satımına yönelik bir sözleşme kurulduğunu, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen, davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, sözleşmedeki tahkim şartına dayanarak L... C... A... Ltd.Şti'ne yapılan tahkim başvurusu üzerine 4600 sterlin alacağın tahsiline karar verildiğini, kesinleşen bu karara rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek 16.2.1999 tarih ve TAZ ( 2/97 ) Sayılı kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, sözleşmeye göre ilk 200 tonluk satıştan sonra sözleşmenin askıya alındığını, tenfizi istenen kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, tahkim yargılaması ile ilgili işlemlerin davalıya tebliğ edilmediğini, İngiliz Hukukuna göre kesinleşmiş ve icra kabiliyeti olan bir kararın sözkonusu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, taraflar arasındaki tahkim şartının geçerli olduğu, hakem yargılamasındaki tebligatların usulsüz bulunmadığı, hakemlerin yetkilerini aşarak karar vermediği, hakem kararının taraflar arasında bağlayıcı nitelik kazandığı, kamu düzenine aykırılık teşkil edecek bir husus bulunmadığı gerekçesiyle hakem kararının tenfizine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle tenfizi istenen hakem kararının verildiği ülke hukukuna göre bağlayıcı olmasına Türk kamu düzenine aykırı bulunmamasına, davalının savunma haklarına riayet edilerek, hakem yargılamasının yapılmış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 97.500.000.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 7.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy