(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 19, 20) (743 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan E... A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan davacı banka alacağının tahsili için girişilen takibe davalı borçlu ve kefillerin itirazlarının iptaline ilişkindir.
1-Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 39.maddesinde temerrüt faizinin bankaca belirlenmiş kısa, orta veya uzun vadeli en yüksek genel kredi faiz oranının veya ileride artırıldığı takdirde bunlardan en yüksek kredi faiz oranının 30 puan ilave edilmek suretiyle bulunacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin bu hükmü tarafların serbest iradeleri ile oluşturulduğundan bu durumun B.K.nun 19 ve 20.maddelerine aykırılık teşkil etmeyeceği kuşkusuzdur. Ancak, davacı bankanın serbest iradesine bırakılan faiz oranı artırma ile yetkinin kullanılmasında objektif iyiniyet kuralları içinde davranılması M.K.nun 2.maddesinin emredici hükmüdür. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme yapılıp kredi süreci gözetilerek, bu sürede yükselen veya gerileyen faiz oranlarına göre davacının haksız bir davranışta bulunup bulunmadığı saptanarak, davacı banka alacağının tespiti için bilirkişi kurulundan rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç dairesinde HUMK.nun 417.maddesi hükmü de gözönünde bulundurulup bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davanın davalıların takibe kısmi itirazları nedeni ile 427.603.849.340.-TL. üzerinden açılmış bulunmasına göre, talep doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, takip miktarının esas alınmasında da isabet görülmemiştir.
2-Davacı banka vekilinin temyizine gelince;
Alacağın likit (hesabedilebilir) nitelikte olduğu düşünülmeden, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı E... A.Ş. vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy