(6762 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.Gülizar Teke gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı ile davalı arasında 5.1.2000 tarihli 10.033.896.600.TL'lık fatura ile ticari ilişki olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının davalıdan vade farkından kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, 5.1.2000 tarihli faturada, faturanın vadesinin 4.2.2000 tarihli olup, vadesinde ödenmeyen faturaya aylık %12 vade farkı uygulanacağına dair kayıt bulunduğu, faturaya itiraz edilmediğine göre bu hususun kesinleştiğini iddia etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında vade farkı uygulanması için gerekli şartların oluşmadığını, fatura münderecatı kapsamında olmayan ve hiçbir dayanağı bulunmadan matbu olarak yazılan aylık %12 vade farkı uygulanacağı ibaresinin, faturaya itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleştiğinin kabul edilmeyeceğini davacının gönderdiği vade farkı faturasına itiraz edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının borcunu faturada belirtilen 4.2.2000 tarihinde ödemediğini, davalıya tebliğ edilen ve itiraza uğramayan 5.1.2000 tarihli faturada aylık %12 vade farkı alınacağının kararlaştırıldığından 1.164.939.188.TL vade farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 5.1.2000 tarihli faturada (dipnot) şeklinde yer alan ve bu nedenle fatura içeriğinden sayılamayacak olan hususlara itiraz edilmemesinin, davalı şirket aleyhinde yorumlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 97.500.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy