(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının 14.7.1993 vade tarihli 7.000.000.000.-TL bedelli bir senede dayanarak müvekkili aleyhine Adana 6. İcra Müdürlüğünün 1994/2108 sayılı dosyası ile takibe geçtiğini müvekkilinin borca ve takibe itirazı sonucu Adana 2. İcra Tetkik Merciinin 1994/983 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın devamı sırasında davalının 14.7.1994 tarihli belge ile müvekkilini ibra ettiğini, ancak davalının ibraname altındaki imzayı inkar etmesi üzerine Merci Hakimliğince, bono ve ibranamedeki imzalar üzerinde inceleme yapıldığı ve ibranamedeki imzanın davalıya ait olduğunun belirlendiği, ancak bonodaki imzaya itiraz nedeni ile müvekkilini % 40 tazminata mahkum ettiğini, davalının bu bedelin tahsili için Adana 6. İcra Müdürlüğünün 1995/5347 sayılı dosyası ile takibe geçtiğini ve müvekkilinin mağdur duruma düştüğünü belirterek bu takip dosyaları nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının senetteki imzayı inkar ettiği için tazminata mahkum olduğunu, ibranamedeki imzanın müvekkiline aidiyeti hususunda Adli Tıp'tan rapor alınması gerektiğini, ibraname nedeni ile Adana 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 1995/297 Esas sayılı dosya ile ceza yargılamasının halen derdest olduğunu öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanıp değerlendirilen deliller ve tüm dosya içeriğine göre, Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 1995/297 Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp raporuna göre ibranamedeki imzanın davalıya ait olduğunun belirlendiği, bu nedenle de davacının davalıya borcu kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulüyle davacının Adana 6. İcra Müdürlüğünün 1994/2108 ve 1995/5347 sayılı dosyalarından dolayı davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile davacı yararına %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle BK.nun 53. maddesi hükmüne göre ceza mahkemesinde kesinleşen maddi olguların hukuk hakimini de bağlayacağına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına 27.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy