(6762 S. K. m. 25) (818 S. K. m. 207)
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. Tahsin Köse gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkilinin piliç üretimi yaptığını ve davalı şirketten 1996 yılında yem satın alıp karşılığında bonolar verildiğini, davalıdan alınan yemlerin ayıplı olduğunu ve civcivlerin öldüğünü, Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/231 sayılı dosyasında açılan davada yemlerin ayıplı olduğunun saptandığını ve hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davalının 29.10.1996 vadeli 114.000.000.-TL.lık, 26.11.1996 vadeli 114.000.000.-TL.lık, 1.12.1996 vadeli 285.000.000.-TL.lık ve 4.12.1996 vadeli 56.000.000.-TL.lık bonolarla icra takibi yaptığını beyanla, bonolarla borçlu olmadığının tespitini icra dosyasına ödenen toplam 205.000.000.-TL'nin 6.11.1997 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 1996 yılında yem aldığını, TTK.nun 25/4 ve BK.nun 207. maddesi gereği davanın zamanaşımına uğradığım, zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında görülüp, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen davada, davalının sattığı yemin ayıplı olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle takibe konu edilen dört adet bono ile davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitiyle takibin iptaline, takip sırasında ödenen 205.000.000.-TL'nın 6.11.1997 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ayıplı çıkan mal karşılığı verilen bonolarla, borçlu bulunulmadığının tespiti ve icra takibi sırasında ödenen paranın istirdatı isteminden ibarettir.
Davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı nedeniyle davanın reddini istemiştir. Davalının bu talebi özellikle istirdat davasına yönelik zamanaşımı defi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy