(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında 13.12.1999 tarihinde otomobil kredisi sözleşmesi imzalanıp, aynı tarihte müvekkilinin davalı banka aracılığı ile Kıbrıs Lefkoşe'de bulunan yurt Secrurity off- shore Bank Ltd. Şti. nezdinde açtığı vadeli mevduat hesabını kullandığı, otomobil kredisi karşılığında davalıya temlik ettiği ve temlik olunan mevduat ile kredinin kapatılarak bakiyenin kendisine teslimini talep ettiğini, davalı banka şubesi yetkililerinin off-shore hesabının faizi ile kredi taksitlerinin karşılandığını bu nedenle temlik gereğince takas mahsup yerine tediye karşılığı otomobil kredisinin devam etmesi yönünde müvekkilini ikna ettiklerini ve temliknameyi işleme koymadıklarını, ancak bu sırada davalı bankanın Merkez Bankası Sigorta Fonuna devredildiğini ve davalı bankanın Yurt Secrurity off-shore Ltd. Şti. nezdindeki mevduatın akıbetinin belli olmadığından bahisle müvekkilinden borcun kalan miktarının talep edildiğini oysa, alacağın ifa yerine temlik edilmiş olması nedeni ile borçlu bulunmadıklarını zira temlik anında borçtan fazla alacağın off-shore hesabında mevcut olduğunu, temlik borçlusunun aczinden müvekkilinin sorumlu olmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitine ve fazla tahsil edilen miktarında iadesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının henüz muaccel olmamış bir alacağın davalı bankaya temlik ettiği ve kredi hesabı ile off-sfare hesabının faiz oranları ve vadelerinin farklı olup aksine yapılmış bir sözleşme de ibraz edilmediği, temlik edilen hesabın otomobil kredisi borcunu karşılayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Henüz muaccel olmamış bir alacağın temliki mümkündür. Öte yandan, alacağı temlik alan davalı banka kendi kuruluşu olan Yurt Secrurity Ltd. Şti. nezdindeki off-shore hesabını açtığından borçlunun ödeme güçlüğüne düştüğünü temlik eden davacıya karşı ileri süremez. Esasen davalı bankanın otomobil kredisi ile satılan araç üzerinde rehin tesis etmemiş olması da temlikin ödeme yerine geçmek üzere yapıldığını göstermektedir. Bu halde, borçlu yalnızca borcun temlik zamanında mevcudiyetini garanti etmiş sayılacağı ve temlik yapıldığı anda temlik edenin borçtan kurtulacağı kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinde temlikin ödeme gayesi ile (ifa yerine) yapıldığı açıklanmış ise de, ifa uğruna yapıldığının belirtilmiş olması açık bir ifade hatası niteliğindedir. Nitekim davacı vekili 12.1.2001 tarihli dilekçesinde ifa uğruna ifadesinin yanılgıya dayalı olduğunu gerçekte alacağın ödeme gayesi ile temlik edildiğini açıklamıştır. ifa uğruna sözcüklerinin hata sonucu yazıldığı anlaşıldığından salt bu sözcüklerden hareketle davanın yorumlanması davacının dava açmaktaki gerçek amacına aykırı düşer. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy